Ocak 19, 2014

panço

bazı bazı sınırlarını aşmadan üzerinde dönüp durduğum,bazı bazı da içini oyup hulahop yaptığım ve sonsuz kere belimde çevirdiğim zaman dairemi yere fırlatmayıp yalnızca aşağı sallandırmak sanıyorum en radikal eylemim.
oldukça can yakıcı.
aynı seslere uyuyup aynı seslere uyanmayı temin ettiğim şu yerde böylece duruyorum,üstelik yine teminsiz duramayanlarla birlikte en savunmasız hallerimle.
acınası.
doğruluyorum;birileri gök kuşağını görmüş.birilerinin ne gördüğünü bu kadar kolay öğrenebilmek sinir bozucu olmaya başladı ama gök kuşağını görmenin keyfini bununla gölgelemek istemem.pencereye yaklaşıyorum,gök kuşağını göremiyorum.pencere gök kuşağını göstermiyor da işte adı hala pencere.
canım sıkılıyor.
aklıma birden elinde sopası,üzerinde eflatun takımı olan kara listeye anlamsız bakışlar atan öğretmenim geliyor.tam da o halleriyle geliyor da bir de bastıra bastıra dünya hem kendinin hem de güneşin etrafında döner cümlesini tekrar edişi.tahayyül sınırlarımı fazlaca zorladığım halde dünyayı hem kendinin hem güneşin etrafında döndüremediğim hallerimi anımsıyorum.
kalbim kırılıyor.
beni sınırlandıran tüm eşyalara,tanımadığın halde,sana zarar verme ihtimali olan insanlara karşı takındığın gardımı aldım tavrına bürünüyorum.birileri küçük çöplerimi topluyor;birileri midemi dolduruyor.hayat bu dönenceden ibaretken niye buradayım hala diyorum da burada olmamayı da götüm yemiyor.
daha ne istersin diye çemkiriliyor hissediyorum.bunlar benim istediklerim değil;yanlış anlaşılmasın.bunlar uygun görülmüş şeyler.uygun.güzel değil ama işte uygun.
istediğim şeyler filler ve lavanta olabilirdi,dost filler,lavanta ve belki biraz fesleğen.istekleri böyle kolayca hayal edebiliyorsun da elde etme kısmında imkansızlık söz konusu.
komik.
madem öyle boşver diyor,boşver.senin için düş gerçekten daha muhteşem.bir de bunu düşle;düşle ki her yer dutlukmuş.
düşlüyorum her yer dutlukmuş.
düşünüyorum panço hep haklıymış.

Ocak 17, 2014

anlaşma

bir film izledim adam salyangoz yiyordu ama diğerlerinden daha az tasalıydı.bir de kitap okudum adam tüm gün kendisiyle konuşuyordu ama hepinizden akıllıydı.
ya da ben çok aptalım,hayatı sizin gibi algılayamadığımdan.
cümleye artık "siz" diye başlıyorum bu çok acı verici ama siz buna asla inanmazsınız,anlamak istiyorsunuz bazı bazı ama zaten sizi inandırmanın çok ötesindeyim.
ne taşıyabildiğim ne de yere bırakabildiğim bir yüküm var;böyle farz edin gitsin.